|
Canlı yenidoğan her 100 bebekten
3-4 ünde genetik veya non-genetik nedenlere bağlı majör konjenital
defekt, mental retardasyon veya genetik bir hastalık görülmektedir.
Bu oran, daha sonra ortaya çıkan ya da tanınabilen genetik hastalıklarla
ilk 7-8 yaş içinde 2 ye katlanmaktadır.
Günümüzde, özellikle gelişmiş ülkelerde
çevre koşullarının giderek düzelmesi ile enfeksiyon ve beslenme
bozukluklarına bağlı hastalıkların azalması, genetik kökenli hastalıkların
ön plana çıkmasına yol açmıştır. Kanada'da yapılan bir çalışmada,
her 1000 yenidoğandan 3.6 sının tek gen, 46.4 ünün multifaktöriyel
ve 6 sının kromozomal bir genetik hastalık taşıdığını göstermiştir.
Bugün için, birkaçı dışında tedavisi
olmayan genetik hastalıklardan korunmak en akılcı yoldur. Özellikle
akraba evliliklerinin sık, çocuk sayısının fazla ve çocuk sahibi
olmanın ileri yaşlara kadar uzadığı ülkemizde "korunma",
özel bir anlam kazanmaktadır. Genetik hastalıklardan korunma ise;
öncelikle topluma göre daha riskli olan bireylerin belirlenmesi,
söz konusu hastalığın klinik tanısının konması, ayırıcı tanı için
gerekli laboratuvar testlerinin gebelik öncesinde yapılmış olması
ile mümkündür. Ancak bu koşullarda doğum öncesi tanı olanaklarından
faydalanılabilir.
Genetik hastalıklar temel olarak 3
ana grupta değerlendirilir;
|


|